Yerküre'den mesajın var!
Yerküre'den mesajın var!
Sürdürülebilir Tarım Politikaları Türkiye İçin Neden Önemli?

Sürdürülebilir Tarım Politikaları Türkiye İçin Neden Önemli?

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de başta iklim değişikliği olmak üzere nüfus artışı ve çarpık kentleşme gibi nedenlerle gıda üretiminin yapıldığı tarım alanları giderek azalıyor. Bu durum, özellikle gelecek kuşakların sağlıklı bir biçimde hayatlarını sürdürebilmelerinin önündeki en önemli engellerden biri olarak gözüküyor.

Tarım alanlarının korunması, daha yüksek miktarda ve sağlıklı ürün yetiştirilmesinin yolu ise sürdürülebilir tarım uygulamalarından geçiyor.

Sürdürülebilir Tarım Nedir?

Sürdürülebilir tarım, bir ülkenin ya da bölgenin gıda maddesi ihtiyacını karşılamak için uygun maliyetli çözüm yollarının bulunmasını, tarım kaynaklarının doğal yapısı bozmadan korunmasını mümkün kılacak uygulamaların geliştirilmesini kapsıyor. Sürdürülebilirliğin ön planda tutulduğu tarım uygulamaları sayesinde gıda üretimi %58 oranında artırılabiliyor. Endüstriyel tarımdan farklı olarak bu kavrama uygun yöntemler uygulanırken toprak sağlığını bozacak, biyolojik çeşitliliği azaltacak ve su kaynaklarını kirletecek kimyasallar kullanılmıyor. Haliyle ürünler, verimde azalma olmadan üretiliyor ve tüketiciye en doğal halleriyle sunuluyor.

Bu noktada, sürdürülebilirlik ile organik üretim anlayışını birbirinden ayırmak gerekiyor çünkü iki kavram da aynı amaç doğrultusunda ortaya çıkmış olmasına rağmen kullanılan teknikler bakımından birbirlerinden ayrılıyor. Sürdürülebilirliği hedefleyen tarım uygulamalarında, teknolojiden mümkün olan en üst seviyede yararlanma yoluna gidiliyor. Toprak yapısının analiz edilmesi ve verimi artıracak stratejilerin belirlenmesi ile başlayan bu süreçte ilkel sayılabilecek yaklaşımlara yer verilmiyor.

Organik tarım ise belirli bir noktaya kadar sürdürülebilir projelere entegre edilebiliyor. Ancak bu kavramın temelinde teknolojiden uzak yöntemlerin kullanımının yatıyor olması, devamlılığın önündeki en büyük engeli oluşturuyor. Verimliliğin garanti olmadığı organik tarımda, herhangi bir analize ya da koruyucu uygulamaya yer verilmediği için hastalık veya işgalci ot riski artabiliyor.

Sürdürülebilir Tarımın Türkiye İçin Önemi

Sürdürülebilir tarım; doğal kaynaklar ve tarım alanları bakımından yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin de haklarına sahip çıkmak anlamına geliyor. Bu bakış açısından yola çıkıldığında, sürdürülebilirlik ilkesini gözeten tarım politikalarının hazırlanması ve uygun projelerin gerçekleştirilmesi nüfusu her geçen gün artan Türkiye için önem arz ediyor.

Türkiye’nin tarım alanlarını kaybetmesindeki en önemli neden olarak erozyon sorunu ön plana çıkıyor. Bu sorunun kaynağını; tarımsal faaliyetleri için yanlış alanların seçimi, önleyici uygulamalarda geç kalınması, tohum seçiminde ve ekim sırasında bilimsellikten uzak yöntemlerin tercih edilmesi gibi nedenler oluşturuyor. Ancak tarımda sürdürülebilirlik adına doğru politikaların benimsenmesi durumunda, erozyon ile mücadelede etkin adımlar kolaylıkla atılabiliyor.

Tarımsal faaliyetlerde sürdürülebilir uygulamaların benimsenmesi, ekonomik açıdan devamlı olarak dalgalanmalar yaşayan Türkiye için uygun maliyetli ve yüksek sayıda gıda maddesi üretiminin önünü açıyor. Günümüzde dünyanın büyük bölümünde yaşanan bu sorunun üstesinden gelindiğinde, bireyler ihtiyaçları olan ürünlere çok daha kolay şekilde ulaşabiliyor. Üstelik istihdam da yükseliyor. Böylece ekonomik nedenlerle ortaya çıkabilecek siyasi istikrarsızlığa da büyük oranda çözüm bulunmuş oluyor.

Tüm bunlara ek olarak, sürdürülebilir tarım sayesinde bitki ve hayvan çeşitliliğinin korunması sağlanıyor. Sürdürülebilir yaklaşımlar sayesinde Türkiye’nin çevre ile ilgili bir diğer önemli problemi olan ekosistemdeki bozulmaya çözüm bulmak ciddi anlamda kolaylaşıyor. Zira küçük alanlarda maksimum verim elde edilmesi görüşünün benimsendiği yaklaşımın temelinde, doğal hayatla uyum prensibi yatıyor.

Sürdürülebilir Tarım Konusunda Türkiye’deki Önemli Çalışmalar

Türkiye’de sürdürülebilir tarım konusunda gerek uygulamaya yönelik gerekse de farkındalık yaratma amacı taşıyan çeşitli projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. 21. yüzyılın en önemli sorunlarından biri sayılan yanlış tarım uygulamalarının önüne geçmeyi amaçlayan bu projelerin bir kısmı bizzat devlet tarafından organize ediliyor. Diğer taraftan çeşitli sivil toplum kuruluşları ve şirketler de bu konuda üzerine düşeni yapmaya odaklanıyor.

Bu kapsamda erozyon ve doğal kaynakların korunması denildiğinde akla ilk gelen sivil toplum örgütü konumundaki TEMA, sürdürülebilir tarım ağı ile farkındalık yaratmayı başarıyor. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından desteklenen proje, TEMASTA adını taşıyor. İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) ise özel firmaları bu tehlikeye yönelik pozitif adımlar atmaya yöneltiyor. Dernek, tarımda özellikle IoT (Nesnelerin İnterneti), robotik ve uzaktan yönetim teknolojilerinin kullanımının artırılmasına vurgu yapıyor.

Sürdürülebilir tarım konusundaki en güncel gelişmelerden anında haberdar olmak için web sitemizi düzenli olarak takip etmeyi sakın unutmayın.

 

Kaynakça:

 

 

E-posta Bültenimize Abone Olun