Yerküre'den mesajın var!
Yerküre'den mesajın var!
Tarihin En Büyük İnsan Kaynaklı Çevre Felaketleri

Tarihin En Büyük İnsan Kaynaklı Çevre Felaketleri

Çevre felaketlerinin bir bölümü, deprem ve kasırga gibi doğal olaylar sonucunda meydana geliyor. Kimi felaketlerde ise insan kaynaklı hatalar ön plana çıkıyor. Ayrıca savaşlar, ihmalkârlık, tüketim alışkanlıklarının önü alınamayacak şekilde değişmesi gibi nedenlerle yıllar geçtikçe çevre felaketlerinin meydana gelme sıklığı artıyor.

Bunun önüne geçmek içinse öncelikle geçmişe bakmak ve aşağıda sıralananlar gibi küresel çapta etkiye sahip talihsiz olaylardan ders almak gerekiyor.

Çernobil Nükleer Santrali Patlaması

Takvimler 26 Nisan 1986 yılını gösterdiğinde, o dönem Sovyetler Birliği’ne bağlı olan Ukrayna’nın Pripyat kentinde tarihin en büyük iki nükleer felaketinden biri olarak nitelendirilen erime yaşandı. Santralin dört numaralı reaktöründe gerçekleşen bu kaza, Türkiye’de dâhil olmak üzere Avrupa’nın tamamına yakınında insan sağlığı ve çevre açısından olumsuz etkilere sebep oldu. Kazaya müdahale etmekle görevlendirilen 500 bin işçiden birçoğunun yüksek oranda radyasyona maruz kalması olayın daha da trajik yanını oluşturdu.

Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kanser vakalarında artışa sebep olan patlamadan yıllar sonra dört numaralı reaktörün üstü çelik çatı ile örtüldü. Ayrıca Pripyat kenti bir daha hiç yerleşime açılmamak üzere boşaltıldı.

Aral Gölü’nün Kuruması

Günümüzde Özbekistan sınırları içerisinde yer alan Aral Gölü’nün kuruması, Orta Asya’da gerçekleşen en büyük insan kaynaklı çevre felaketleri arasında başı çekiyor. İhtişamı ve güzelliği ile bir zamanlar ziyaretçilerinin hayranlığını kazanan göl, Sovyetler Birliği döneminden beri ısrarla sürdürülen hatalı tarım politikaları sonucunda %90 oranında kurudu.

Sonuç olarak bir zamanlar yüzlerce balıkçı teknesinin bereketli sularında avlandığı ve doğal çeşitliliğin oluşmasına imkân veren bu doğa harikasından geriye, kıyamet sonrası bilim kurgu filmlerindeki görüntüleri andıran çölleşmiş yatak kaldı.

Rusya’nın agresif bir biçimde pamuk üretmek için aşırı miktarda su çekilmesine izin verdiği Aral Gölü’nü eski haline döndürmek adına Özbekistan hükümeti orman oluşturma projesini hayata geçirmeyi planlıyor. Ancak bu projenin başarılı sonuç vermesi oldukça zor gözüküyor.

Vietnam Savaşı

İnsan sağlığına ve doğal hayata yönelik yıkımlar, yalnızca teknik aksaklıklar ya da bilinçsizce sürdürülen projeler nedeniyle meydana gelmiyor. Dünyanın farklı coğrafyalarında meydana gelen savaşlar da silah teknolojisindeki gelişmeler ve siyasetçilerin güttüğü yıkım yanlısı politikalar nedeniyle türlü çevre felaketlerine sebep oluyor.

Bu tarz çevre felaketleri söz konusu olduğunda birçok kişinin aklına hemen Vietnam Savaşı ve çatışmalar sırasında Amerika Birleşik Devletleri ordusu tarafından kullanılan tonlarca kimyasal gaz geliyor.

Savaşta düşmanı geri püskürtmek amacıyla uçaklardan salınan gaz, halen daha türlü hastalıklara ve kilometrekarelerce tarım alanının kullanılamamasına yol açıyor. Buna karşılık uluslararası örgütler, Vietnam kırsalında yaşayan halkın sağlığını korumak ve tahrip olan alanları rehabilite etmek adına çeşitli projeler hayata geçiriyor.

Deepwater Horizon Patlaması

Meksika Körfezi’ndeki onlarca sondaj platformundan biri olan ve herhangi bir aksaklık çıkmasaydı 2013 yılına kadar kullanılması planlanan Deepwater Horizon, Amerika Birleşik Devletleri tarihinin en büyük çevre felaketlerinden birinde başrolü oynadı.

2010 yılında rutin bir delme işlemi sırasında kuyudan kontrolsüzce fışkıran petrolün basıncı artırması nedeniyle oluşan felaket sonucu 11 personel hayatını kaybetti. Üstelik iki gün içerisinde tamamen sulara gömülen platformdan geriye, açık petrol kuyusundan kontrolsüzce sızan 4,9 milyon varil petrol ile ölen çok sayıda deniz canlısı kaldı.

Denetimlerdeki usulsüzlük nedeniyle meydana gelen kaza sonrasında sondaj platformunun sahibi olan ve adına petrol arama çalışması yapılan iki şirket, para cezasına çarptırıldı. Tazminata ek olarak çevrenin temizlenmesi sorumluluğu da yine bu iki şirkete verildi.

Büyük Pasifik Çöp Alanı

İnsan nüfusundaki artışa bağlı olarak tüketim alışkanlıklarının çok daha kontrolsüz hale gelmesi, her geçen gün daha da fazla çöpün ortaya çıkmasına yol açıyor. Bu durumun en dramatik örneğini ise Büyük Pasifik Çöp Alanı oluşturuyor.

Kuzey Pasifik’in orta bölümündeki çöp yığınında, özellikle plastik yoğunluğu kontrol edilemez bir seviyeye çıkmış durumda. Üstelik bu tarz atıklar, zamanla daha küçük partiküllere ayrıldığından, deniz canlıları ve insanlar için tehlikenin boyutu giderek daha da artıyor.

Büyük Pasifik Çöp Girdabı adıyla da anılan alanın temizliği için 2013 yılında kurulan Hollanda merkezli bir organizasyon çalışmalarını sürdürüyor. Pasifik’e kıyısı olan ülkelerde ise hem yerel yönetimlere hem de bireylere yönelik atık yönetiminin öne çıktığı projeler hayata geçiriliyor.

 

Kaynak: